Saplantılardan Çıkan Zerafet...
Jean-Pierre Braganza, spor ceketler, yelekler ve vücudu saran elbiselerle fantezilerini keşfederken; üsluplaştırdığı kısa pantolonlarını, çift kat koyu siyah boyanmış denim, siyah jakar ve keten kumaştan tasarlıyor.
Mermerden esinlenilmiş renk paleti içerisinde öne çıkan siyahın yanı sıra; fildişi, gri, bej, seladon yeşilinin tonları ve şeftali pembesi de yer alıyor. Desenler, jarseler ve ipekli kumaşlar üzerinde hafif ve duygulu bir şekilde yansıyor. Keskin dikişler ve drape jarselerle Braganza’nın tekrar eden teması, yine zıtlıkların cazibesini ortaya serip cinsiyet farklılıklarını ortadan kaldırarak, geleneksel modelleri bir kenara atıp kadın ve erkek giyimine hakim oluyor.
Omuzlar bu koleksiyonun odak noktasını oluştururken, karpuz kollu mini elbiseler siluetleri çekici hale getiriyor. Basit ama çarpıcı bir origami oluşturan jorjetle kaplı plili narin bluzlar ve jarseler vücut üzerinde büyüleyici birer forma dönüşüyor. Omuzları ortaya çıkaran eskitilmiş deri spor ceketler ve belirgin dikişli pardösüler, Braganza’nın kendine has sınırlarını vurguluyor. Salaş ama aynı zamanda bakımlı, alışılagelmiş oranların dışında ama ince detaylı tasarımlar, her iki cinsiyet için de özgün ve çarpıcı kıyafetler oluşturuyor.
21. yüzyılın züppe, yaralanmış ama kendini toparlayabilmiş, son gülenin iyi güldüğü ve cinsiyetlerin önemini kaybettiği toplumunun havasını, Braganza koleksiyonunda başarılı bir dengeyle temsil ediyor.